Ana Sayfa >  Para Müzesi > Para Müzesi Koleksiyonlar > İslami Sikkeler

İslami Sikkeler

İslamiyet’in fethettiği ilk topraklarda İslamiyet’ten önce ortaya çıkmış olan ve İslamiyet’in fethettiği topraklarda uzun yıllardan beri kullanılagelen iki tip sikke bulunmaktadır: 

Bizans İmparatorluğu’na yakın batı bölgelerinde “dinar” adı verilen altın sikkeler
Sasani’lere yakın doğu bölgelerinde “dirhem” adı verilen gümüş sikkeler.
Hazreti Muhammed dönemi sonunda İslam tüm Arap Yarımadası’nı kontrol altına almışken, dört Halife devri sonunda 632 - 661 (H11 - 40) İslamiyet sınırları batıda Kuzey Afrika sahillerinin yarısında Trablusgarb’a, doğuda ise Afganistan’a kadar genişledi. Emevi İmparatorluğu 661 - 750 (H40 - 132) batıda Atlantik Okyanusu ve İspanya’yı sararken, doğuda Hint Yarımadası’nı geçip Orta Asya’ya erişti. İslamiyet’in bu kadar hızlı bir şekilde yayılmasının en önemli nedenlerinden biri, fethedilen bölgelerde ahalinin belli bir vergi ödemesi karşılığında dini inançların değiştirilmesi için baskı yapılmaması olmuştur. Halbuki İslamiyet öncesi Bizans ve Sasani Devletleri uzun yıllar boyunca yönettikleri bölgelerin ahalisinden topladıkları yüksek vergilerden dolayı halk fakirleşmiş, ayrıca bu devletlerin fethettikleri topraklarda farklı dini inançlara izin verilmemesi, bölge halklarında aşırı derecede hoşnutsuzluk yaratmıştı.

Abbasi döneminde ise 750 - 1258 (H 132 - 656) İspanya’da toprak kaybı yaşanırken, imparatorluğun diğer bölgelerinde topraklar bölünerek yerel İslam devletlerinin ortaya çıkması, değişik İslami yönetim tarzlarını da ortaya çıkartmıştır.

Bizans ve Sasani tip sikkelerin kullanımından sonra 696 (H77) yılında Emevi Halifesi Abdülmelik’in sikke reformu gerçekleştirilmiş ve yüzyıllar boyunca devam edecek islami sikke tipi oluşturulmuştur.

Hazreti Muhammed ve dört Halife döneminde kullanılan ilk İslami sikkelerde, Halife resimlerinin sikkelerin üzerinde yer alması, o dönemlerde İslamiyet’in yasak getirmediği bazı konuların daha ileri tarihlerde yasaklanmış olduğunu düşündürmektedir. 696 (H77) yılında gerçekleştirilen sikke reformundan sonra üzerlerinde Kuran-ı Kerim’den alıntıların yer aldığı İslami sikke tarzı birçok devlet tarafından kabul görmüş ve yaygın bir şekilde, geniş bir coğrafya üzerinde kullanılmıştır.

İslami geleneklerde hanedanların bağımsızlık şartı olarak, adına hutbe okunması ve adına sikke basılması esas olarak kabul edildiğinden, İslami sikkelerin üzerlerinde darp tarihi ve darp yeri bilgilerine ilaveten sultan isimleri ve ünvanları da yer almıştır. İslami sikkeler üzerinde darp tarihinin hicri tarihle yazılması hemen hemen tüm İslam devletleri tarafından uygulanmış olup, bugün dahi bu uygulamayı devam ettiren onlarca devlet bulunmaktadır.

4 HALİFE DEVRİ VE EMEVİLER - 1. ASIR

 

EMEVİ İMPARATORLUĞU - 2. ASIR                

Sitemizdeki satışlardan elde edilen tüm gelirler, Nilüfer Damalı Vakfı'na bağış olarak tahsil edilmektedirSitemizdeki satışlardan elde edilen tüm gelirler, Nilüfer Damalı Vakfı'na bağış olarak tahsil edilmektedir.